20 Ekim 2025 Pazartesi

KİR BULAŞICIDIR

  Ece Üner ne güzel tanımlamış: 


"Kirli yerler daha kolay kirletilir, çirkinlikler çirkinliğe çanak tutar. Gelin biz beraber temizi savunalım, güzelliği arayalım."


Dün tanık olduğum bir çirkinlik hepinize çok tanıdık gelebilir belki, ama anlatmamda fayda var. 


Alışveriş yapmak için arabamı park ettiğim yerde iner inmez  yere atılmış izmaritler gözüme çarpıyor. Demek ki arabasında içtiği sigarayı  tablasında söndürmek yerine iner inmez ayağı ile ezerek söndürmenin ayrı bir zevki var!

 

Markete ağzında sigara ile giremeyeceğini bilen biri için yasaklara meydan okumanın başka bir biçimi olsa gerek bu.


Daha bitmedi, hemen karşımda yere gömülü iki çöp biriktirme kovasının  çevresinde atılan pislikleri görmek ise başka bir hayal kırıklığı yaratıyor bende.


Demek ki getirdiği çöpü kovaya atmak yerine dibine bırakmak daha zahmetsiz geliyor insanlara. Hiç olmazsa çöpünü buraya kadar getirmek gibi önemli bir çaba sayabiliriz bunu. Galiba böyle düşünülmüş olmalı.  Çünkü yere  saçılmış çöplerin neden beklediğini, çöp kovasının yanındaki pedalına bastığınızda daha iyi anlıyorsunuz. Kapak açılmıyor, çünkü arkadan menteşesinden ayrılmış halde. Benzer kapakları  parçalanmış  başka bir çöp kovasına  da rastladım geçenlerde. Orada da etraf pislikten geçilmiyordu. 


Ece Üner doğru söylüyor. Kirli yerler daha kolay kirleniyor. Çünkü kir başka kiri doğuruyor, teşvik ediyor veya ona fırsat veriyor. Her türden yaşanan sorunlar böyle değil mi?


Kurumsal bir yapıda  başlayan hastalanma toplumda yayılan başka yanlışlara da davetiye çıkartıyor. Çürüme başka çürümeye de bulaşıyor. Bütünleşik yapıda bir mesele diyebiliriz buna.


Buradan alınacak ders şu olmalı: Hiç bir hata, yanlış, veya eksik gördüğümüz şey kendiliğinden olmuyor, bir birine bağlanmış halkalar gibi iç içe geçmiş halde yaşanıyor. Çünkü hayatın normal biçimine  dönüşmüş sayılan zincirleme çalışan bir sistem var karşımızda. 


Sizin tek başınıza beceremeyeceğiniz kadar kapsamlı ve yığılmış bir meseleden  bahsediyorum. Nasıl bu sonuç tek başına kimsenin eseri değilse çözümü de tek başına kimsenin başaracağı bir iş değil.


Asıl sorun kırılmış kapağın kendisi değil. Daha önemli bir kırılmışlık halinden bahsediyorum size. Parçaları bir araya getirmeyi öğrenemedike de hep böyle yaşamaya bizleri mahkum bırakacak!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder